Birinci Şart ALLAHÜ TEÂLÂYA İNANMAK

Birinci Şart ALLAHÜ TEÂLÂYA İNANMAK

(Âmentü billâhi) demek, Allahü teâlânın varlığına ve birliği-ne inandım, îmân etdim, kalbimle tasdîk, dilimle ikrâr etdim demekdir. Allahü teâlâ vardır ve birdir. Bir sözünün, lügatda iki çeşid ma’nâsı vardır. Birincisi, sayı bakımından, ikinin yarısı olup, sayıların evvelidir. Diğeri, ortağı ve benzeri olmamak ba-kımından birdir. İşte Allahü teâlâ sayı bakımından değil, ortağı ve benzeri olmamak bakımından birdir. Ya’nî zâtında ve sıfâtla-rında hiçbir şeklde Ona ortak yokdur. Bütün mahlûkâtın zât ve sıfâtları, kendilerini yaratanın zât ve sıfâtlarına benzemediği gibi, yaratanın zât ve sıfâtları da, yaratdıklarından hiçbirinin zât ve sıfâtlarına benzemez.

Bütün mahlûkâtın her uzvunun, her hücresinin yaratıcısı, yokdan var edicisi yalnız Allahü teâlâdır. Allahü teâlânın zâtının hakîkatını hiçbir kimse bilemez. Akla ve hayâle gelenlerin hep-sinden münezzehdir, berîdir. Zâtını akla, hayâle getirmek câiz değildir. Ancak, Kur’ân-ı kerîmde beyân buyurulan sıfâtlarını, ismlerini ezberleyip, ülûhiyyetini bunlarla tasdîk ve ikrâr etmeli-dir. Bütün sıfâtları ve ismleri ezelîdir, ebedîdir. Zâtı, hiç bir yerde durmadığı gibi, bilinen altı cihetden de münezzehdir. Ya’nî ön-de, arkada, sağda, solda, üstde, altda değildir. Onun için ancak (Her yerde hâzır ve nâzırdır) söylenebilir.

Allahü teâlânın sıfâtları ondörtdür. Altısına Sıfât-ı zâtiyye, sekizine de Sıfât-ı sübûtiyye denir. Bunların ma’nâlarını bilmek

– 18 –

ve ezberlemek çok lüzûmludur:

SIFÂT-I ZÂTİYYE

1– Vücûd: Allahü teâlâ vardır. Varlığı ezelîdir. Vâcib-ül vücûddür, ya’nî varlığı lâzımdır.

2– Kıdem: Allahü teâlânın varlığının evveli yokdur.

3– Bekâ: Allahü teâlânın varlığının sonu yokdur. Hiç yok ol-maz. Ortağı olmak muhâl olduğu gibi, zât ve sıfâtları için de yokluk muhâldir.

4– Vahdâniyyet: Allahü teâlânın zâtında, sıfâtlarında ve iş-lerinde ortağı, benzeri yokdur.

5– Muhâlefetün-lilhavâdis: Allahü teâlâ, zâtında ve sıfâtla-rında hiçbir mahlûkun zât ve sıfâtlarına benzemez.

6– Kıyâm bi-nefsihi: Allahü teâlâ zâtı ile kâimdir. Mekâna muhtâc değildir. Madde ve mekân yok iken O var idi. Zîrâ her ihtiyâcdan münezzehdir. Bu kâinâtı yoklukdan varlığa getirme-den önce, zâtı nasıl idi ise, sonsuz olarak, hep öyledir.

SIFÂT-I SÜBÛTİYYE

1– Hayât: Allahü teâlâ diridir. Hayâtı, mahlûkların hayâtına benzemeyip, zâtına lâyık ve mahsûs olan hayât, ezelî ve ebe-dîdir.

2– İlm: Allahü teâlâ herşeyi bilir. Bilmesi mahlûkâtın bilmesi gibi değildir. Karanlık gecede, karıncanın, kara taş üzerinde yürüdüğünü görür ve bilir. İnsanların kalbinden geçen düşünce-lerini, niyyetlerini bilir. Bilmesinde değişiklik olmaz. Ezelî ve ebedîdir.

3– Sem’: Allahü teâlâ işitir. Vâsıtasız, cihetsiz işitir. İşitmesi, kulların işitmesine benzemez. Bu sıfâtı da, her sıfâtı gibi ezelî ve ebedîdir.

4– Basar: Allahü teâlâ görür. Âletsiz ve şartsız görür. Gör-mesi göz ile değildir.

5– İrâdet: Allahü teâlânın dilemesi vardır. Dilediğini yaratır. Her şey Onun dilemesi ile var olur. İrâdesine engel olacak hiç bir kuvvet yokdur.

6– Kudret: Allahü teâlâ, herşeye gücü yeticidir. Hiçbirşey Ona güç gelmez.

7– Kelâm: Allahü teâlâ söyleyicidir. Söylemesi âlet, harfler, sesler ve dil ile değildir.

– 19 –

8– Tekvîn: Allahü teâlâ yaratıcıdır. Ondan başka yaratıcı yokdur. Her şeyi O yaratır. Allahü teâlâdan başkası için yaratıcı dememelidir.

Allahü teâlânın sıfâtlarının hakîkatlerini anlamak da muhâl-dir. Hiçbir kimse ve hiçbirşey Allahü teâlânın sıfatlarına ortak ve benzer olamaz.