3- Setr-i Avret (Avret Mahalli ve Kadınların Örtünmeleri)

3- SETR-İ AVRET (Avret Mahalli ve Kadınların Örtünmeleri)

Bir kimsenin açması, başkasına göstermesi ve başkasının bakması harâm olan yerlerine (Avret mahalli) denir. Erkeklerin avret mahalli göbekden, diz altına kadardır. Diz avretdir. Buraları açık iken kılınan namâz kabûl olmaz. Namâz kılarken, vücûdun diğer kısmlarını (kolları, başı) örtmek, (çorap giymek) erkeklere sünnetdir. Buraları açık namâz kılmaları mekrûhdur.

Kadınların avuc içlerinden ve yüzlerinden başka her yerleri, ellerinin üstü, saçları ve ayakları dört mezhebde de avretdir. Bunun için kadınlara (Avret) denilmişdir. Buralarını örtmesi farzdır. Avret uzvlarından herhangi birinin dörtde birisi, bir rükn açık kalırsa, namâz bozulur. Azı açılırsa bozulmaz. Namâzı mekrûh olur. İnce olup, içindeki uzvun şekli veyâ rengi görünen kumaş, yok demekdir.

Kadınların, namâz dışında, yalnız iken, diz ve göbek arasını örtmesi farz olup, sırtını ve karnını örtmesi vâcib, başka yerlerini örtmesi edebdir.

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki: (Yabancı kadına şehvetle bakan bir kimsenin gözleri ateşle doldurulup, Cehenneme sokulacakdır. Yabancı kadın ile toka edenin kolları ensesinden bağlanıp, Cehenneme atılacakdır. Yabancı kadın ile lüzûmsuz yere şehvetle konu-şanlar, her kelimesi için bin sene Cehennemde kalacakdır.)

Diğer bir hadîs-i şerîfde ise: (Komşu kadına ve arkadaşla-rının kadınlarına şehvetle bakmak, yabancı kadınlara bakmakdan on kat dahâ günâhdır. Evli kadınlara bakmak, kızlara bakmakdan bin kat dahâ çok günâhdır. Zinâ günâh-ları da böyledir) buyuruldu.

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Yâ Alî!

Uyluğunu açma ve ölü veyâ diri, hiç kimsenin uyluk yerine bakma!)

Diğer bir hadîs-i şerîfde; (Avret yerlerinizi açmayınız. Çünki, yanınızdan hiç ayrılmayan kimseler vardır. Onlardan utanınız ve onlara saygılı olunuz) [Bunlar, Hafaza melekleridir.] buyuruldu.

Yine hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Avret yerlerini ört. Zevcenden ve câriyenden başkasına gösterme. Yalnız iken de Allahü teâlâdan hayâ ediniz!)

(Kendilerini kadınlara benzeten erkeklere ve erkeklere benzeten kadınlara Allah lanet eylesin!)

(Bir kızın güzelliğini gören kimse, gözünü ondan hemen ayırırsa, Allahü teâlâ yeni bir ibâdet sevâbı ihsân eder ki, bu ibâdetin lezzetini hemen duyar.)

(Avret yerlerini açana ve başkasının avret mahallerine bakana, Allah lanet eylesin!)

(Kendini bir kavme benzeten, onlardan olur). Demek ki, ahlâkını, işlerini veyâ elbiselerini başkalarına benzeten onlardan olur. Modaya, kâfirlerin âdetlerine uyanlar, harâmlara güzel san’at ismini takanlar ve harâm işliyenlere san’atkâr, ilerici diyenler, bu hadîs-i şerîflerden ibret almalı, korkmalı, uyanmalıdırlar.

Erkek erkeğin ve kadın kadının avret yerlerine de bakmaları harâmdır. Görülüyor ki, erkeklerin kadınlara ve kadınların, erkeklerin avret yerlerine bakmaları harâm olduğu gibi, erkeklerin erkeğin avret yerine ve kadınların kadının avret yerine bakmaları da harâmdır. Erkeğin erkek için ve kadın için avret mahalli, diz ile göbek arasıdır. Kadının kadın için avret mahalli de böyledir. Kadının yabancı erkek için avret mahalli ise, ellerinden ve yüzünden başka bütün bedenidir. Yabancı kadının avret yerine şehvetsiz de bakmak harâmdır.

Yorgan altında çıplak yatan bir hasta, başı yorgan içinde iken, îmâ ile namâz kılınca, çıplak kılmış olur. Başını yorgandan çıkarıp kılarsa, yorganla örtülü kılmış olup, câiz olur.

Bir erkek, nikâhla alması ebedî harâm olan, onsekiz (mahrem) kadının, başına, yüzüne, gerdânına, kollarına, dizden aşağı bacağına, şehvetden emîn ise bakabilir. Bu kimse, gö-ğüslerine, koltuklarına, uyluklarına, dizlerine ve sırtına bakamaz.

Bir kadın için, amca, hala, teyze ve dayı çocukları da yabancı erkek gibidir. Enişte, kayın birâderi de yabancı erkekdir. Bunlarla konuşması, şakalaşması ve bir yerde bulunması harâmdır. Erkeklerin de amca, hala, teyze ve dayı kızları ile ve baldız ve yenge ile konuşmaları harâmdır.

Bir erkek, mahrem olan onsekiz kadın ile ölünceye kadar evlenemez. Bunlarla konuşabilir. Yalnız olarak bir yerde bulunabilir. Kadın da, onsekiz erkek ile evlenemez. Bu onsekiz erkek ve kadın şunlardır:

Neseb (Soy) ile Akrabâ Olanlar

Kadınlar:

1- Anne.

2- Annesinin ve babasının anaları.

3- Kızı ve oğlunun ve kızının kızları.

4- Kız kardeşi.

5- Kız kardeşinin kızları.

6- Erkek kardeşinin kızları.

7- Hala ve teyze.

Erkekler:

1- Baba.

2- Babasının ve annesinin babaları.

3- Oğlu ve oğlunun ve kızının oğulları

4- Erkek kardeşi.

5- Erkek kardeşinin oğulları.

6- Kız kardeşinin oğulları.

7- Amca ve dayı.

Süt ile Akrabâ Olanlar

Erkekler:

8- Süt baba.

9- Süt babasının ve annesinin babaları.

10- Süt oğlu, süt oğlunun ve süt kızının oğulları.

11- Süt erkek kardeşi.

12- Süt kız kardeşinin oğulları

13- Süt erkek kardeşinin oğulları.

14- Süt amca ve dayıları.

Kadınlar:

8- Süt anne.

9- Süt annesinin ve babalarının anneleri.

10- Süt kızı, süt kızının ve süt oğlunun kızları.

11- Süt kız kardeşi.

12- Süt kız kardeşinin kızları

13- Süt erkek kardeşinin kızları.

14- Süt hala ve teyzeleri.

Sıhrıyet (Evlilik) ile Akrabâ Olanlar

Erkekler:                                   Kadınlar:

15- Kayın baba.                         15- Kaynana.

16- Üvey oğlu.                           16- Üvey kızı.

17- Üvey baba.                          17- Üvey anne.

18- Dâmât.                                 18- Gelin.

Avret mahalli açık olarak sokağa çıkan ve başkalarının avret yerlerine bakan, erkekler ve kızlar, Cehennemin çok kızgın alevli ateşinde yanacaklardır.