Tilâvet Secdesi

TİLÂVET SECDESİ: Kur’ân-ı kerîmde ondört yerde, secde âyeti vardır. Bunlardan birini okuyanın veyâ işitenin, ma’nâsını anlamasa da, bir secde yapması vâcibdir. Secde âyetlerini yazan, heceleyen secde yapmaz.

Dağlardan, çöllerden ve başka yerlerden aksedip, geri gelen sadâyı işitenlerin ve kuşdan işitenlerin secde etmesi vâcib olmaz. İnsan sesi olması lâzımdır. Radyodan, ho-parlörden işitilen sesin, insan sesi olmadığı, hâfızın sesine benzeyen, cansız âlet sesi olduğu dahâ evvel bildirilmişdi. Bunun için radyodan ve teypden okunan secde âyetlerini işitenin tilâvet secdesi yapması vâcib olmaz.

Tilâvet secdesi yapmak için abdestli olarak, kıbleye karşı ayakda durup, elleri kulaklara kaldırmadan (Allahü ekber) diyerek secdeye yatılır. Üç kerre (Sübhâne rabbiyel alâ) denir. Sonra (Allahü ekber) deyip secdeden kalkınca secde-i tilâvet temâm olur. Önce niyyet etmek lâzımdır. Niyyetsiz kabûl olmaz.

Namâzda okuyunca, hemen ayrıca rükü’ ve bir secde yapıp ayağa kalkar. Okumasına devâm eder. Secde âyetini okudukdan sonra iki üç âyet sonra namâzın rükü’una eğilirse ve tilâvet secdesine niyyet ederse, namâzın rükü’u veyâ secdeleri, tilâvet secdesi yerine geçer. Cemâ’at ile kılan, imâm secde âyetini okuyunca imâmın okuduğunu işitmese de, imâmla birlikde, ayrıca bir rükü’ ve iki secde yapar. Cemâ’atin rükü’da niyyet etmesi lâzımdır. Namâz dışında, sonraya da bırakabilir.