Otuziki ve Ellidört Farz

OTUZİKİ VE ELLİDÖRT FARZ

Bir çocuk bâliğ olduğu zemân ve bir kâfir (Kelime-i tevhîd) söyleyince, ya’nî, (Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah) deyince ve bunun ma’nâsını bilip inanınca (Müslimân) olur. Kâfirin günâhlarının hepsi hemen afv olur. Fekat, bunların her müslimân gibi, imkân bulunca, îmânın altı şartını, ya’nî (Âmen­tü)yü ezberlemeleri ve ma’nâsını öğrenerek bunlara inanmala­rı ve (İslâmiyyetin hepsini, ya’nî Muhammed aleyhisselâmın söylediği emrlerin ve yasakların hepsini Allahü teâlânın bildir­miş olduğuna inandım) demeleri lâzımdır. Dahâ sonra imkân buldukça, bütün huylardan ve karşılaşdığı işlerden farz olanla­rı, ya’nî emr olunanları ve harâm olanları, ya’nî yasak edilmiş olanları öğrenmesi de farzdır. Bunları öğrenmenin ve farzları yapmanın ve harâmlardan sakınmanın farz olduğunu inkâr ederse, ya’nî inanmazsa îmânı gider. Bu öğrendiklerinden biri­ni beğenmezse, kabûl etmezse Mürted olur. Mürted, (Lâ ilâhe illallah) demekle ve İslâmiyyetin ba’zı emrlerini yapmakla, me­selâ namâz kılmakla, oruc tutmakla, hacca gitmekle, hayrât ve hasenât yapmakla müslimân olmaz. Bu iyiliklerinin âhıretde hiç fâidesini görmez. İnkârından, ya’nî inanmadığı şeyden tevbe et­mesi, pişmân olması lâzımdır.

İslâm âlimleri, her müslimânın öğrenmesi, inanması ve tâbi’ olması lâzım olan farzlardan otuziki ve ayrıca ellidört adedini seçmişlerdir.